Çocukken "büyüyünce ne olacaksın?" diye sordularsa, (sormadıkları tek çocuk değilsem) cevabımı hatırlamıyor olmam; çocukluğumun çok geride kalmasından mı, yoksa 'o zamanki çocuğun' hayallerini gerçekleştiremediğim için o çocuğun intikamı mı bilmiyorum. Bildiğim şey, insanlar büyüdükçe hayalleri küçülüyor ve en nihayetinde "gerçek budur" diye dayatılan sınırlara yerleşiyor.
3 yaşındayken "aydede" olabilirsin, 7 yaşına geldiğinde astronot, 12 yaşında en iyi ihtimal pilot, 18'ine geldiğinde anca ÖSS veya YGS'de (veya o anda hangi 3 harfle kısaltılmışsa) kaç puan alacağının hesabını yaparsın. Çünkü artık sistem; gerekliliklerin, isteklerinden daha önemli(!) olduğunu enjekte etmiştir.
Elde etmek istediğin iyi ev, iyi araba, çok para.. hatta iyi eş, donanımlı çocuk, sağlam eş-dost vs.. için puan hesabı yapman, "hayatını kazanmaya" bakman gerekir. Çünkü hayat; satın alınabilecek pahalı metalardır, hayallerle uğraşamaz. Önemli olan "başarılı" olman saygın bir mesleğinin olması ve insanların sana değer vermesidir. "Değer vermek" dedikleri "paha biçmek" aslında; ancak çok para kazanıyorsan, makam-mevki sahibiysen bu değeri elde edebilirsin.
Maçı kazanırsın, yarışmayı kazanırsın, sınavları kazanırsın, puanları kazanırsın, kızı elde edersin, işi elde edersin, araba alırsın, ev alırsın, kat-yat alırsın... hayatı kazanırsın. Taa ki "o çocuğun" hayal ettiği 'hayatı kaybedene' kadar, öğrettikleri her şeyi kazanırsın.
Hayatı yaşamak yerine hayatı kazanmak düsturu, bünyeye o kadar yerleşir ki, kazanmadığın hiçbir şeyi yaşamış saymazsın
Ben hayatı kazandım ama büyüyünce ne olacağımı da unuttum; şimdi akşamın bir körü, o küçük çocuğun hayallerini hatırlamaya çalışıyorum. Kazandıklarımı geri versem, kaybettiklerimi alabilir miyim?
Hala "büyüyünce ne olacaksın?" diye soruyorlarsa; 'büyümek, küçükken ne olduğunu unutmak'tan başka bir şey değil.
küçükken arkeolog olmak istiyordum, sonra buz patencisi olmaya karar verdim. şimdi saçma bir sektörde çalışıyorum. küçükken ne olduğumu hiç unutmadığım içinse hiç büyümedim. :)
YanıtlaSil