Kürt Sorunu, Ermeni Sorunu, Rum Sorunu, Alevi Sorunu, Laz Sorunu, Komünist Sorunu, Sol Sorunu, Demokrasi Sorunu... Güzide memleketimde oldu bitti "kimlik sorunları" telaffuz edilir ve bize durduk yerde "ulen ne sorunlu adamlarmışız" hissi yaşatılır.
Sorunu "sorun yaşayanın" kimliğiyle ifade ettiğinizde; o kimlik, otomatikman sorun yaşayan olmaktan çıkıp, sorun çıkaran oluveriyor. Kürt Sorunu dediğinizde sorun çıkaran Kürtler'i, Sol Sorunu dediğinizde sorun çıkaran Solcular'ı "ne yapmak lazım?" diye 'beynimizin gri hücreleri' işlemeye başlıyor. Gri hücre kıtlığı yaşayan beyinler de "sorunu yok etmek = sorun çıkaranı(!) yok etmek" matematiğiyle işlediğinden, sürecin sonunda; sorun yaşayanları yok etmeye çalışmakla sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz.
Misal, Rum Sorunu; Rumlar göç ettirilerek çözüldü(!)
Ermeni Sorunu; Ermeniler göç ettirilerek ve 'göçertilerek' çözüldü(!)
Alevi Sorunu; Aleviler yok edilemeyecek kadar çok olduklarından, 'yok sayılarak' çözülmeye çalışılıyor.
Kürt Sorunu; uzun yıllar (kart-kurt) yok sayıldıklarından, sorun yok yanılgısıyla hareket edildi. Varlıklarını dile getirdikleri gün itibarıyla "sorun çıkaranları(!)" yok ederek 30 yıldır sorunun çözüleceği umuluyor.
Sol Sorunu; 12 Eylül harekâtıyla büyük oranda ortadan kaldırdıklarından, devamında eğitim sistemi ile öğütüldüklerinden çok fazla ses çıkmıyor görünüyor. Kendine gelmeleri kaç yüz yıl alır bilemem ama sorun çıkarırlarsa çözüm belli.
vs.. vs..
Bu güzide memlekette sorun olmayan tek kimlik; Muhafazakâr Sünni Türk
Bu kimliği taşımayan herkesi "sorun" ilan eden Muhafazakâr Sûnni Türk'ün bu bakış sorunu değişmedikçe bütün "Ötekiler" sorunlu olmaya devam edecekler. Bugün biri, yarın öbürü...
(Okuyucuma Önemli Not: Sorun, kimlikler üzerinden yazılmış olup, temel "sınıf sorunu" özellikle bu yazının dışında tutulmuştur.)