22 Mayıs 2012 Salı

Türkiye Cumhuriyeti A. Ş.

Hazır Anayasa  yeniden yazılıyorken, "Şirket" olma seçeneğini atlamamak lazım. Zaten Başbakanımız "Türkiye'yi pazarlamak benim görevimdir" dememiş miydi? Hazır Başkanlık sistemi de konuşuluyorken şirket olup, Beyefendi'yi de Yönetim Kurulu Başkanı yapıverelim. Hem parti tüzüğündeki "3 kez seçilen bir daha seçime giremez" kuralını bozmamış oluruz hem de Anayasa tüzzükten önemli değil ya!

-Mesela arsamızı yabancıya mı satacağız? Yasa 2 hektardan fazlasını satamazsın demeyecek, "istersek 30 hektar satarız kardeşim, mal bizim değil mi" diyeceğiz, bitecek.

-Mesela İstanbul Boğazını mı satacağız? Vereceğiz "Sahibinden Satılık Galataport" ilanı, Arap Şeyhi, bol bulduğundan sürecek şirket kasamıza, yapacağız noterden satışı.. olsun bitsin.


-Mesela  personel (memur neymiş) %16 zam mı istiyor? Vereceğiz %3 olmadı 3,5.. İster çalışsın, ister anasını da alıp gitsin başka ülkede üçbuçuk atıp çalışsın.. bize ne?

-Mesela ucuz işçi mi bulamıyoruz? Eğitimi 4+4+4 yapacağız, çocukların %50'si ilkokuldan sonra çalışacak, yan gelip yatmayacak. Şirket, yan gelip yatma yeri değildir.

-Mesela Tiyatrolar kâr etmiyor mu? İşletmeyiz kardeşim biz, kâr etmezse satacağız gitsin. Oyunsa, biz kralını oynarız!.

-Mesela Özel hastaneler ucuza doktor çalıştıramıyor mu? Doktoru tek yerde çalışmaya mecbur kılacağız, ithal doktor getirteceğiz, kimse "gık"diyemeyecek.

-Mesela özgürlük mü istediler? Göndereceğiz Silivri tesislerine; "buyur, burda istemediğin kadar özgürsün" diyeceğiz.

-Mesela Roboski (Uludere)'de 34 kişi mi öldü(rüldü)? Vereceğiz tazminatlarını, düşeceğiz şirket hesabından, defter kapanacak. Kimse vıdı vıdı edemeyecek!

Bunları parlamenter demokrasinin olduğu bir ülkede yaptığını düşünsene; isyan çıkar, devrim olur.

Mesela halk; "Artık yeter!." mi dedi; vereceğiz artık'ları, yetecek!.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder